Veri merkezi sektöründe çalışan erkeklerin sayısı artarken, kadınların sayısı giderek azalıyor mu? Geçtiğimiz Eylül ayında New Orleans’ta gerçekleşen Data Center World etkinliğinde yer alan “Veri Merkezinde Kadınlar” başlıklı panelde işte bu konu masaya yatırıldı.

 Deloitte Global tarafından yapılan araştırmaya göre 1991 yılında kadınlar BT pozisyonlarının %36’sını işgal ederken, 2016 yılında gelişmiş ülkelerde bu oranın %25’e düşmesi öngörülüyor. Demek ki cinsiyet eşitsizliği her geçen yıl daha kötüye gidiyor.

Peki neden? Elbette eğitim altyapısı, işe alım, maaş ve terfi politakalarının bu uçuruma katkısı çok. Diğer faktörler arasında ise kadınların aile kurmak ve çocuk yetiştirmek için işe ara vermeleri ön plana çıkıyor. Kadınlar, kendilerini hazır hissettiklerinde işe geri dönmeleri, özellikle de mühendislik ve veri merkezleri gibi teknik alanlarda zor oluyor.
Zaten kadınların çoğunluğu lise ve üniversitede matematik ve fen derslerinden ziyade ilgilerini başka alanlara yönlendiriyor. 2012’de İngiltere’de yapılan bir araştırma gösteriyor ki, kızların sadece %17’si okulda herhangi bir bilgisayar kodlama programı öğreniyor. 2013 yılında ABD’de bilgisayar bölümünden mezun olanların yanlızca %18’i kadındı.

Diyelim ki bir kadın gerçekten de BT alanında kariyer yapmaya karar verdi, aynı niteliklere sahip bir erkeğe göre işe alınma şansı yarı yarıya düşük oluyor. İşe alındığı takdirde de uyum sağlaması oldukça zor, çünkü daha önce kadınlarla çalışmaya alışık olmayan erkekler, kadın olduğu için işe alındığı önyargısı ile, kadına vasıflarını öne çıkartma şansı tanımıyorlar. Dolayısıyla, özellikle teknik pozisyonlardaki kadınlar, sürekli olarak yeteneklerini ve kapasitelerini ispat etmek durumunda kalıyorlar. Geleneksel olmayan pozisyonlarda çalışan kadınlar, yetkin olamayacak kadar “kadınsı”, ya da sempati duyulmayacak kadar “erkeksi” olarak algılanabiliyorlar ve dolayısıyla kabul görmekte zorlanıyorlar.

img_8645
Ne yazık ki organizasyon kültürü, zaman içinde yerleşmiş olan normlar sebebiyle de, teknoloji alanındaki kadınların kariyer gelişimini destekler nitelikte değil. Özel hayatta kadınlara atanan geleneksel roller çoğu zaman profesyonel rollerle çatışıyor. Araştırmaya göre BT pozisyonlarındaki kadınların %45’inin ilk yıl içinde ailevi nedenler, hamilelik ya da kadınlara uymayan işyeri kuralları nedeniyle işi bırakma ihtimali yüksek.

Bu eşitsizliği gidermenin çözümü elbette kolay ve hızlı olmayacak. Ancak kadın ve erkeklerin bu sorunu ortaklaşa tartışabilecekleri ortamlar yaratmak, veri merkezlerini kadınlar için çekici hale getirmek ve kadınlara eşit haklar sağlamak bakımından önemli. Sektörün gelecekteki başarısı, bir bakıma da, esnek, yetenekli ve yenilikçi işgücü yetiştirerek veri merkezi organizasyonunu böyle bir bakış açısıyla yeniden şekillendirmeye bağlı.

Biz de Radore olarak, İnsan Kaynakları politikamız doğrultusunda, toplumun tüm alanlarından bireyleri kapsayan, daha geniş, daha derin ve daha esnek bir işgücü havuzu yaratmaya çalışıyoruz. Fotoğrafta gördüğünüz, her geçen gün çoğalan “Radoreli Kadınlar” gücümüze güç, veri merkezimize renk katıyor.